benim için yazılmış bir şiir


31.7.2009 · Kategori: siir


Tanıştırayım efendim

Nev’i şahsına münhasır bir zat

Kısaca Nevzat.

 

 

03.07.2009 Aytekin

Yorum (yok) Yorum yaz!

deniz hali


23.6.2009 · Kategori: hayata iliskin

Yolculuk yavas ve fakat yogun grciyor. Yazamiyorum. Yerimi takip etmek isterseniz:


http://www.foca-marsilya.info/gps.htm

adresindeyiz.

Yorum (1) Yorum yaz!

yolculuğa hazırım


4.6.2009 ·


Urla, başlangıç noktam. Pazar günü hareket ile Çeşme'ye geçeceğiz. Ertesi gün, hava elverişli ise artık Ege Denizine açılıyoruz.


Çıkış öncesi. lodosun dinmesini beklerken...



Yorum (yok) Yorum yaz!

yolculuğa hazırım


4.6.2009 ·

Urla, başlangıç noktam. Pazar günü hareket ile Çeşme'ye geçeceğiz. Ertesi gün, hava elverişli ise artık Ege Denizine açılıyoruz.




Çıkış öncesi. lodosun dinmesini beklerken limandayım.

İki fotoğraf; liman ve ben.

Yorum (2) Yorum yaz!

destek bekliyorum


22.5.2009 · Kategori: hayata iliskin

Bu projede tayfa olarak yer alıyorum. Herkes gibi ben de kürek çekecek, yelken açacak, dümen tutacak, temizlik yapacak, yemek yapacak ve elbette fotoğraf çekeceğim.

Fırsat buldukça bunları bu blog adrasimde yayınlayacağım ve yazılarımı koyacağım.

Blogda yapacağınız yorumlar benim için çok önemli. Bu konudaki aklınıza gelen her şeyi ve duygularınızı yazmanızı istiyorum. Sizden istediğim destek, yazılarınız ve yorumlarınızdır.

Teşekkürlerimle.

Yorum (3) Yorum yaz!

FOÇA - MARSİLYA TARİHE YOLCULUK PROJESİ


22.5.2009 · Kategori: yasantim

Proje sahibi:

 

Mualla – Osman Erkurt arkadaşların bir projesidir.

 

Tekne’nin yapılışı hangi düşünce ile ortaya çıktı

 

MÖ. 600 yıllarında Batı Anadolu’da, yani Ege’de yer alan 12 İon Kentinin en önemlileri Symrna ve Phokaia’dır. Bu kentlerden, Phokaia, Akdeniz’de bir çok koloni kurmuştur. Sadece koloni kurmakla kalmamış, her türlü bilgisini ve kültürünü de Akdeniz’e, yani bugünkü Avrupa’ya taşımıştır. Bu kolonilerden en önemlisi Marsilya’dır. Akdeniz’in tarihsel ve günümüze kadar gelmiş olan ilişkilerinde Ege’nin ve Anadolu’nun etkisini tekrar anlatmak, belgelemek projenin temel amacıdır.

Foça’nın bir özelliği de Marsilya Limanı’nda bulunan pirinç plakette yazılıdır: ‘’Bu şehir MÖ. 600 yılında Anadolu’dan gelen Phokaialı’lar tarafından kurulmuştur’’.


İzmir-Foça-Marsilya Tarihe Yolculuk Projesi ile, dönemin tarihsel özelliklerine uygun, arkeolojik verilere dayanarak, iki sendene beri Osman Erkurt’un el emeği ve eşi Mualla Erkurt’un büyük desteği ile inşa edilen “Kybele” gemisi ile Foça’dan yola çıkarak, MÖ. 600 yılında Phokaia’lıların Ege ve Akdeniz’de gittiği ve koloni kurduğu, bu günkü adları, Molyvoz, Elea, Olbia, Alalia, Nice, Antipolis olan limanlara uğrayarak Marsilya’ya kadar sürecek tarihsel yolculuğun yeniden yaşanması sağlanacaktır.

 

Çıkış yaptık:

 

Kybele ile 30 Nisanda imal edilerek beklemekte olduğu Urla Limanından alarak resmi çıkış yapacağımız Foça Limanına getirdik. 2 Mayıs  günü de  'İzmir-Foça-Marsilya Tarihe Yolculuk' projesi bugün Foça'da yapılan törenle yolculuğuna başladı.

Toplam 20 kürekçi ile 1700 deniz mili yol alacak. Kybele, Fransa'da 2009 Türkiye Yılı'nın başlangıcı olarak kabul edilen 1 Temmuz günü Marsilya'ya varmayı hedefliyoruz.

 

Yorum (yok) Yorum yaz!

Hasankeyf İçin Uluslararası İmza Kampanyası


19.5.2009 ·

Doğa Derneğinin sitesinden aldığım yazının fikrine katıldağımdan aynen yayınlıyorum.

Doğa Derneği ve Atlas Dergisi tarafından başlatılan uluslararası imza kampanyası ile Hasankeyf’in de içinde bulunduğu Dicle Vadisi’nin UNESCO Dünya Miras Alanı olarak ilan edilmesi talep ediliyor. Toplanacak imzalar Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Almanya Başbakanı Angela Merkel’e, Avusturya Başbakanı Werner Faymann’a ve İsviçre Başbakanı Hans-Rudolf Merz’e iletilecek.

Dicle Vadisi’nde yer alan tarihi kent Hasankeyf’in, en azından 10 bin yıllık geçmişi ve küresel ölçekte nesli tehlike altındaki canlı türleri ile UNESCO’nun 10 dünya mirası kriterinden 9’unu karşılandığı belirtilen kampanyada, 20 farklı kültürün izini barındıran Hasankeyf’in insanlığın sahip olduğu en eski kentlerden birisi olduğuna dikkat çekiliyor.

İmza kampanyası hakkında bilgi veren Doğa Derneği Kampanya Koordinatörü Erkut Ertürk, Hasankeyf ve Dicle Vadisi’nin yaşamasının insanlığın ortak sorumluluğu olduğunu belirterek “Hasankeyf’in evrensel değerini ortaya koyan bilimsel bir raporu Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’a sunduk ve kendisinden bu konuda destek istedik. Ne var ki Ilısu Baraj Projesi, bu gerçeklerden ve bilimsellikten uzak bir proje olarak 400 kilometrelik doğal nehir yatağını ve Hasankeyf’i yok edecek. Biz bu kampanya ile Hasankeyf ve Dicle Vadisi'ni UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak koruma altına almasını ve Ilısu Barajı Projesi’nin durdurulmasını talep ediyoruz” dedi.

Daha önce Doğa Derneği ve Atlas Dergisi tarafından düzenlenen Hasankeyf’e Sadakat İmza kampanyası ile yaklaşık 70 bin imza toplandığına dikkat çeken Atlas Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Özcan Yüksek, “Bu kampanya ile Hasankeyf’in de içinde bulunduğu Dicle Vadisi’nin temsil ettiği evrensel değerleri Türkiye’nin gündemine taşımıştık. Dicle Vadisi ve Hasankeyf’in yaşamasında kilometre taşı olan bu kampanyadan sonra Dicle Vadisi'ni UNESCO Dünya Mirası Alanı olarak ilan edilmesini talep eden ikinci bir kampanyaya başlıyoruz. İnanıyoruz ki böyle bir Hasankeyf, Türkiye’ye herhangi bir barajın vereceği enerjiden daha büyük bir enerji verecektir” dedi.

İmza İçin:

www.hasankeyfesadakat.com

Yorum (yok) Yorum yaz!

ey yurdumun güzel insanı... ne diyeyim?


24.1.2009 · Kategori: hayata iliskin

İstanbul'dayım. Kaldırımda yürüyorum. Yer, Bakırköy Deniz Otobbüsü iskelesinden arkadan Galeria'ya çıkan yol üzeri. Vakit akşam alacakaranlığı... Tenha bir yoldur orası... Tam Göz Hastanesinin arkasındayi yol üzerindeyim. Göz hastanesini görünce de aklıma göz doktoru arkadaşım Alev geldi. Galeria'ya doğru yürüyorum. Ayça ve miko ile buluşacağım.... Bu sırada arkamda bir korna sesi duydum. Baktım, bir jip. Hemen aklıma Miko'nun cipi geldi. Allah allah şimdi telefonu kapadım, arkamda bittiler hemen yorumunu yaptım. Ama onlar değil. Yabancı cip... Yarım kaldırım üzerine çıkmış. Şoförü seçemiyorum. Kornayı üzerime alınmadım, yürümeye devam ettim. Yürürken cipten uzaklaşıyorum. Tekrar iki kez korna çaldı. Yine döndüm baktım ama bir taraftan da yürüyorum. İçerde şoförü seçebildim; bir bayan... El kol işareti yapıyor, ama tanıyamadım... Yine döndüm yürüyorum. Bir taraftan da aklıma Alev gelmişti ya, acaba Alev bu arada iş değiştirdi de bu hastaneye başladı O muydu acaba diye de düşünüyorum... Tekrar ısrarla korna çalınca tekrar döndüm ve işaretin bana olduğunu anlayarak cibe doğru gitmeye başladım. Sanırım yirmi-yermebeş adımda ulaştım.Bu arada da yaa niye ilk seferde Alev olduğnu anlayamadım, ayıp oldu falan diye düşünüyorum. Cipin yanına vardım. İki bayan var içinde. Pencereyi açıp bana doğrudan Ataköy beşinci kısıma nasıl gidileceğini sordu. Baktım yurdumun güzel insanına; ısrarla korna çalarak yoldan giden bir yayayı yanına çağırıyor, hiçbir açıklama ve özür bildirmeden yol soruyor. Ne diyim. Ağzımdan sadece; doğru mu yaptığınız, lafı çıktı. Yürütüm gittim yoluma.

Olaya yorum bile yapamıyorum. Sadece yurdumun güzel insanı diyebiliyorum. Nereden nereye geldik. Görünümüne bakarsanız kültürlü, görmüş geçirmiş sanırsınız. Bir yazımda değinmiştim Bayanların kendilerine küresel çeki düzen vermelerini. Sanırım yozlaşanın bir örneğini yaşadım.

Yorum (9) Yorum yaz!

köyümde anemonlar açtı


14.1.2009 · Kategori: siir

Ocakta anemonlar

Kış içinde baharım

Bahçemde filizler

Mavi göğüm

Yeşil ovam

Gökovam

Yorum (8) Yorum yaz!

Yatağan... termik santral...


3.1.2009 · Kategori: _agri

Yatağan Termik Santralinin Kapatma Davası

 

Yatağan’daki termik santralin çevre zararları nedeniyle açılan idari dava, çevre zararının oluşmadığı gerekçesi ile reddedilmişti.

 

Ancak, birkaç yıl önce Vali Lale Aytamar’ın Muğla Valiliği görevini yürüttüğü zaman içinde bir olay yaşandı. Muğla’da okullar birkaç gün için tatil edildi. Gerekçesi; atmosferde oluşan basınç nedeniyle hava sirkülasyonu durmuştu ve Yatağan Termik Santralinin bacasından çıkan gazların sirkülasyon ile dağılmadığı, çevre kirliliği yarattığı idi.

 

Ancak, benim bildiğim ve duyduğum kadar bu rapor açıklanmadı. Rapor, havada radyasyon olduğu bilgisini içermekteydi. Bu konuda kesin bilgim yok. Çünkü raporu görmedim ve fakat birkaç yetkili kişiden raporun kapsamının bu yönde olduğu bilgisini aldım. Kendileri de çevre kirliliğinin kalkmasından sonra bu konuda bilgileri olduğunu belirttiler.

 

Termik Santralin radyasyon yaydığına ilişkin olarak inceleme, daha önce açılan davada yer almamaktaydı. Bu olgunun, açılan davada yer almaması, yeni bir kanıt ortaya çıkması nedeniyle yeniden Yatağan Termik Santralinin kapatılması için dava yolunu açmaktadır.

 

Bu nedenle rapor konusunda bilgisi ve daha önemlisi belgesi olanlar veya bu konudaki belgelere ulaşabileceğim kişilerin bizimle iletişime geçmelerini istiyoruz. Derneğimiz bu davayı omçaya hazır bulunmaktadır. El birliği ile belgelere ulaşalım ve elbirliği ile davayı açalım.

Yorum (yok) Yorum yaz!

« Önceki ::